BİTMEYEN İHTİRASLAR

28 Eylül 2026 Yazan  
Kategori Genel, Güncel Bilgiler

BİTMEYEN İHTİRASLAR

Ülkemizde asrın skandalı olarak adlandırılan fon skandalı’nın parasal, hukuki, cezai konusunu yazacak değilim. Bu konularda kişisel olarak çok umutlu değilim. İktidara dayanan kişilerin veya şirketlerin korunmayacağına dair bir emareyi henüz aklım aldığınca görmüş değilim. Aklım ikna olmuş durumda değil. Bu ölçekteki karmaşık finansal skandallarda “tam ve adil bir sonuç” çıkması maalesef oldukça zordur. Siyasi bağlamında eski bir bakanın istifasıyla sonuçlanan durum, kamuoyu baskısı nedeniyle bu kez üstünün çok da kolayca kapatılamayacağına ve cezai yaptırımların uygulanacağını gösterir gibidir. Ayrıca izlediğim kadarıyla çok şükür(!),Türkiye gündemindeki fon skandal(lar)ı Kürt sorununun bir sonucu değildir, diyen bir uzman da olmadı. Yoksa bu mesele başka bir yöne de çevrilebilirdi. Ve çok şükür ki DEM Parti Eş Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın skandala neden olanların bulunup yargılanmaları ve suçlarının cezalarını almalarını isteyen duruşları oldu: ortak ve bireysel yaptıkları açıklamalarda, yaşanan süreci “eşi benzeri görülmemiş bir soygun ve vurgun” olarak nitelendirdiler. Tülay Hatimoğulları, iddiaların üzerine gidilmesi gerektiğini belirterek soruşturmanın ucunun kime dokunursa dokunsun uzanması gerektiğini vurgulamıştır. Tuncer Bakırhan, skandalın arka planının aydınlatılmasını ve isteyerek bakanlar dâhil sorumlulardan hesap sorulmasını ve paranın izinin sürülerek 86 milyona açıklanmasını talep etti.

Biz çok daha farklı bir bakış açısıyla tarihte böylesi (ilk) finansal krizler ve çözümlerini (bu konu üst düzey finans bilgisi istediğinden tabii yardım alarak) yazmak istedik.

Milattan Önce ve antik dönemlerde de bugünkü fon skandalına mantık olarak çok benzeyen, sistemi manipüle etmeye veya çökertmeye yönelik devasa finansal skandallar yaşanmıştır. İnsanoğlunun finansal enstrümanları (borç, kredi, sigorta, faiz) keşfettiği ilk anlardan itibaren dolandırıcılık da beraberinde doğmuştur. Bugünkü fon dolandırıcılıklarının atası sayılabilecek, dünya tarihinde mahkeme kayıtlarına geçmiş ilk büyük finansal dolandırıcılık Antik Yunanistan’da yaşanmıştır. Antik Atina’da “bottomry” adı verilen bir deniz ticareti kredisi/sigortası sistemi vardı. Tüccarlar, gemi ve yükü teminat göstererek büyük paralar ödünç alırlardı. Eğer gemi güvenle limana ulaşırsa borç faiziyle ödenirdi; ancak gemi batarsa borç silinirdi (yani risk tamamen parayı veren banker/lender üzerindeydi). Hegestratos ve Zenosthemis adlı iki Akdenizli tüccar, gemiyi mısır yüklüymüş gibi gösterip bankerlerden devasa miktarda kredi aldılar. Aslında gemi boştu, mısırı hiç yüklememişlerdi. Planları, denize açıldıktan birkaç gün sonra gemiyi kasıtlı olarak batırmak, “Gemi battı, yük yok oldu” diyerek paraya çökmekti. Hegestratos gece yarısı geminin tabanını delmeye çalışırken mürettebata yakalandı. Panikle kaçmaya çalışırken denize düşüp boğuldu. Ortağı Zenosthemis ise Atina mahkemelerinde yargılandı ve bu olay antik finans dünyasında büyük bir güven krizine yol açtı.

Olayın ayrıntısı şöyledir: MÖ 4. yüzyılda, Sirakuza’dan (Sicilya) Atina’ya doğru yola çıkan gemide, gemi sahibi Hegestratos ve suç ortağı Zenosthemis, bankerlerden aldıkları yüklü miktardaki “bottomry” (deniz ticareti kredisi) parasını cebe indirmişlerdi. Planları gereği gemiye hiç tahıl yüklememişler, ambarı boş bırakmışlardı. Yolculuğun üçüncü gecesinde, karadan iki-üç günlük mesafedeyken Hegestratos gizlice ambar kısmına indi ve geminin tabanını baltayla delmeye başladı. Amacı gemiyi batırıp borcu silmekti. Ancak gecenin sessizliğinde çıkan yüksek tıkırtılar ve darbe sesleri üst güvertedeki yolcuların ve mürettebatın dikkatini çekti. Durumu kontrol etmek için aşağı inen yolcular, Hegestratos’u gemiyi delerken suçüstü yakaladı. Yakalanmanın verdiği korkuyla güverteye kaçan Hegestratos, arkasındaki öfkeli kalabalıktan kurtulmak için kendini karanlık denize bıraktı. Amacı arkadan gelen filikalardan birine tutunmaktı, ancak karanlıkta filikayı ıskalayarak boğularak öldü. Ortaklardan Hegestratos ölünce, gemide kalan Zenosthemis hemen taktik değiştirdi. Hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi davranarak mürettebata “Gemi batıyor, hemen filikalara binip gemiyi terk edelim!”diye baskı yapmaya başladı. Amacı yarım kalan planı tamamlayıp geminin batmasını sağlamaktı, ancak mürettebat gemiyi su tahliye ederek kurtardı ve en yakın limana (Cephallenia) yanaştırdı. Gemide Protus adında Atinalı dürüst bir tüccara ait gerçek tahıl yükleri de bulunuyordu. Zenosthemis, Atina’ya gitmek yerine gemiyi Marsilya’ya kaçırmak istedi, ancak yerel mahkeme geminin Atina’ya gitmesine hükmetti. Atina limanına ulaşıldığında Zenosthemis akılalmaz bir yüzsüzlükle mahkemeye başvurdu. Gemideki dürüst tüccar Protus’un tahıllarına el koymaya çalışarak, “Bu tahılları aslında Hegestratos ölmeden önce bana borcuna karşılık teminat vermişti, tahıllar benimdir” iddiasında bulundu. Tüccar Protus, Zenosthemis’in arkasındaki güçlü Atinalı alacaklılar ve bankerler tarafından köşeye sıkıştırılınca davadan çekildi. Bunun üzerine Protus’un Atinalı kefili ve akrabası olan Demo devreye girdi. Demo, kendisini savunması için dönemin en büyük hukuk dehası ve hatibi olan Demosthenes’i kiraladı. Demosthenes davanın esasına geçmeden önce usulen düşürülmesini talep etti. Atina yasalarına göre ticaret mahkemelerinde sadece “Atina’ya gelen veya Atina’dan giden mal sözleşmeleri”yargılanabilirdi. Demosthenes, Zenosthemis’in imzaladığı hayali kredi sözleşmesinin Atina’da değil Sirakuza’da yapıldığını, bu yüzden bu davanın bu mahkemede açılamayacağını savundu. Jürinin gözü önünde Zenosthemis’i sert bir dille eleştiren Demosthenes, “Bu adam gemiyi batırmaya çalışırken suç ortağı denizde boğulan bir canidir. Gemide tek bir çuval bile malı olmayan bir adam, nasıl olur da başkasının dürüstçe satın aldığı tahıllar üzerinde hak iddia edebilir?” diyerek jüriyi etkiledi. Demosthenes, Hegestratos’a Sirakuza’da parayı veren asıl büyük bankerlerin de Zenosthemis ile iş birliği yaptığını ortaya çıkardı. Bankerler paralarını kaybettiklerini anlayınca, hiç olmazsa dürüst tüccar Demo’nun mallarına çökerek zararlarını karşılamak için bu yalancı şahidi (Zenosthemis) destekliyorlardı. Demosthenes’in yazdıklarının ilk kısımları günümüze ulaştığı için mahkemenin nihai kararı resmi metinlerde yer almamaktadır. Ancak Antik Atina hukuk tarihçileri, Demosthenes’in sunduğu ezici kanıtlar, Hegestratos’un suçüstü yakalanma şahitleri ve Zenosthemis’in gemiyi kasıtlı olarak batırma girişiminin deşifre olması nedeniyle, Zenosthemis’in davayı kaybettiğini, dolandırıcılıktan hüküm giydiğini ve dürüst tüccarların mallarının kurtarıldığını kabul etmektedir

Antik Roma, MS 33 yılında yaşanan bir devasa krizle aslında bugünkü modern finans sisteminin temellerini ve Merkez Bankası müdahalelerinin (kurtarma paketlerinin) ilk örneğini dünyaya miras bırakmıştır. Antik Roma’da senatörlerin ticaretle uğraşması veya doğrudan faizle para satması yasal olarak hoş karşılanmaz ve sınırlandırılırdı. Ancak aristokratların muazzam bir serveti vardı ve bu parayı büyütmek istiyorlardı. Senatörler, paralarını kendi adlarıyla piyasaya süremedikleri için “Mensa” adı verilen antik bankaların arkasına gizlendiler. Güvendikleri kölelerini veya azatlı iş ortaklarını öne sürerek piyasaya devasa krediler verdiler. Faiz oranları yasal sınır olan %6’nın çok üzerine, %12’lere kadar fırlamıştı. Tıpkı 2026’daki fon skandalında denetlenmeyen arka kapı mekanizmalarıyla yüksek kazanç vadeden yapılar gibi, Roma elitleri de bu gölge sistem üzerinden paralarını katlıyordu.

İmparator Tiberius’un talimatıyla mahkemeler eski faiz kanunlarını katı bir şekilde uygulamaya koyunca domino taşları devrildi. Herkes aynı anda parasını istemeye başladı. Borçlular kapılara dayandı ama nakit yoktu. Evler, araziler satışa çıktı ama kimse dönüp bakmıyordu. Bir zamanlar Roma’nın en güçlü adamları olan senatörler, tefecilerin kapısında diz çökmüş af diliyordu. Tıpkı bugünkü borsa skandallarında hisselerin “taban serisi” bağlaması ve satılmak istense bile alıcı bulamaması (yangın satışı) gibi, Roma’da da gayrimenkul piyasası çöktü. Borcunu ödeyemeyen saygın Romalı ailelerin mallarına haciz geldi, köle olarak satılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldılar. Sistem tamamen kilitlenmişti; çünkü piyasada likidite (fiziki gümüş ve altın para) kalmamıştı. İmparator Tiberius, eğer Roma Forumu’ndaki bankalar tamamen batarsa imparatorluğun askeri ve lojistik gücünün de yok olacağını gördü. Tarihin ilk “Batmak İçin Çok Büyük” doktrinini uyguladı:  Devlet hazinesinden 100 milyon sestertius (muazzam bir askeri bütçeye eşdeğer) nakit para piyasaya sürüldü. Kamu bankerleri aracılığıyla, borç batağındaki vatandaşlara ve iflasın eşiğindeki dürüst tüccarlara 3 yıl vadeli ve %0 faizli krediler dağıtıldı. Tek şart, borçlunun borcun iki katı değerinde İtalya toprağını devlete teminat göstermesiydi. Piyasaya taze para girince, alacaklılar paralarını tahsil etti, bankaların kapısındaki öfkeli kalabalıklar dağıldı ve mülk fiyatları yeniden normale döndü.

İmparator Tiberius’un MS 33 yılındaki finansal çöküşe müdahalesi, ekonomi tarihinde “dünyanın ilk sistemik kurtarma paketi” ve ilk merkezi likidite operasyonu olarak kabul edilir. Tiberius, piyasada tek bir sikke dahi kalmadığı o dehşet anında, bugünkü Merkez Bankalarının kriz anlarında uyguladığı stratejinin birebir aynısını kusursuz bir askeri mantıkla yönetmiştir.

Geçmişte Hegestratos’un hiç var olmayan mısır yükü üzerinden bankerlere vaat ettiği devasa kârlar ne kadar gerçek dışıysa, günümüz skandalında bazı fonların birkaç yılda 500 kattan fazla değer kazanması da o kadar gerçek dışıydı.

Antik Atina’da bankerler geminin ambarına inip malı bizzat kontrol etmedikleri için dolandırıldılar. Günümüz skandalında da fonların içerisindeki yoğunlaşmalar ve düşük likiditeli hisselere yapılan manipülatif nakliyatlar, kriz patlayana kadar geniş kitlelerce fark edilmedi.

2026 yılında Türkiye’de patlak veren cumhuriyet tarihinin en büyük fon skandalı ve bundan 2300 yıl önce yaşanan Hegestratos/Zenosthemis olayının ortak noktası, finansal enstrümanlar değişse de insani hırsların ve manipülasyon yöntemlerinin hiç değişmediğidir.

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yaparken Lütfen SeviyeLi YorumLar Yazınız.!