KİBİR
27 Mart 2026 Yazan Bülent TEKİN
Kategori Genel, Güncel Bilgiler
İran savaşı Trump’ın Venezuela’daki insan kaçırma operasyonundan çok farklı durumdadır. Karşılaşılan direnç savaşın tipini ve sonuçlarını da belirleyecek niteliktedir. Yaşadığımız bu anlar tarihte çok daha belirleyici olacak sonuçlara neden olacak şekildedir. Aşırı bir kibirin yarattığı Trump rejimi ile ABD emperyalizmi dünya için çok daha büyük tehlikelerle dolu bir durum yarattı.
Trump belki de, İran’ın devlet ve askeri kurumlarını yerle bir ederek, arda kalanlardan-kim bilir-kendi hoşuna gidecek bir rejimin doğmasını umuyor olabilir. Ancak bugüne dek, bu tür bir kibir eyleminin emsali olmamıştır. Diğer bir deyişle bu tip bir kibir eyleminin başarılı bir örneği de bulunmamaktadır. İsrail siyonist rejimi ve Suudi Arabistan monarşisi için, İran’da kaotik ve başarısız bir devlet, güçlü ve ağır silahlı bir düşmanın varlığından çok daha tercih edilebilir olabilir. Eğer 3. Dünya Savaşı’nın vekâlet dışında da tüm bölgeyi ve hatta tüm dünyayı kapsaması istenmiyorsa, bu tercih savaşı başlatanlar için yeterli olabilir. ABD ve İsrail’in Hamaney’i kendi yerleşkesinde bu kadar kolaylıkla öldürmesi ve rejimin kilit isimlerini bir araya getirerek katletmesi, İran diktatörlüğünün aşırı zayıflığını işaret eder. İran’ın ülkede etkili hava savunmasının olduğuna dair hiçbir işaret de mevcut değildir. Şimdiye kadar da düşürüldüğü kabul edilmiş üç ABD jeti, İran ordusu tarafından değil, Kuveyt tarafından yapılan dost ateşi sonucu olduğu açıklanmıştır.
Bu savaşta bugüne dek İran Kürdistanı’nda bir kalkışma da olmadı. Büyük olasılıkla Suriye ve Rojava’da yaşananlar Kürtler için bir öngörü sunmuş olabilir. Gerçekçi olmak gerekirse, İran ABD ve İsrail’i askeri olarak yenemez. Ancak misillemesi, hem askeri hem de ekonomik olarak azami hasarı verecek şekilde oluyor ve Trump’ı geri adım atmaya zorlayacak krizler yaratabiliyor. Ve ne yazık ki bu savaşın doğurduğu ekonomik ve diğer sıkıntılar da tüm bölgeye ve hatta tüm dünyaya zarar veriyor. Trump ve Netanyahu’nun uzun bir savaş öngörüleri doğrulanırsa, tüm dünyada yaşam giderek daha da kötüleşecektir. Bu savaşta yer alan herhangi bir kapitalist devletten iyi bir şey beklemek hayaldir. Tekrar gibi olacak ama yine de söylemek gerekirse, ne İran ne de müttefikleri ABD ve İsrail emperyalizmini askeri olarak yenemez. Gerçeği söylemek gerekirse, bölgedeki hiçbir rejim İran, Lübnan veya Filistin halkının dostu değildir. Trump ve Netanyahu’nun elini durduracak bir emperyalist güç de yoktur. Elbette, ABD veya İsrail’deki emperyalizm yanlısı siyasi muhalefet de bunu yapamaz. “Diktatöre ölüm!” son yıllarda İranlı işçilerin, kadınların, gençlerin ve Kürtler dahil ezilen milletlerin ayaklanmalardaki ana sloganıydı. Bu isyanların en sonuncusu ve belki de en büyüğü, bu savaş başlamadan sadece birkaç hafta önce binlerce insanın katledilmesiyle bastırıldı. Ayetullah Hamaney’in liderliğini yaptığı rejim, bir zulüm rejimidir ve baştan aşağı kana bulanmış durumdadır. Bu da gerçeğin bir başka yönüdür.
Ancak, İran halkları, Hamaney’in İsrail bombalarıyla ortadan kaldırılmasıyla hak ettiği adaleti bulamadı. Rejimi devirmek ve liderlerini yargılamak İranlıların görevi, hakkı ve sorumluluğudur. İran’ın ezilen halklarına yi bir gelecek inşa etmek de bu sorumluluğun içindedir. Ve İran kadınlarına özgür bir yaşam sunmak da bununla ilgilidir. Ve tabii ki Kürtler, Azeriler, Beluciler ve diğer milletler ve inançlar için özgür bir yaşam inşa etmek! Saygılarımla. Bülent Tekin

Yorumlar
Yorum Yaparken Lütfen SeviyeLi YorumLar Yazınız.!