YENİDEN FAŞİST KİTLE (Mİ?)

04 Mart 2026 Yazan  
Kategori Genel, Güncel Bilgiler

Trump, artık dünya ölçeğinde bir tarihsel kırılmanın yaşandığının adeta bir göstergesi durumundadır. Eğer devrimciler olarak teorik ve politik dönüşümleri gerçekleştiremezsek, her geçen gün daha iyi bir durumda olmayacağız. Küreselleşme bize yeni bir durumu işaret etmektedir. Yeni bir dönüşümün içinde olmak gerekiyor. Demokratik Kürt Hareketi nispeten bu yeni durumu görerek kırılmalardan darbe yememeye çalışmaktadır.
Küreselleşmenin tıpkı Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra da milliyetçi-faşist hareketlerin ortaya çıkmaları ve iktidara gelmelerine benzer bir durumu yarattığını görmekteyiz.
ABD’de Donald Trump’ın başkanlık seçimlerini kaybettikten sonra, adeta yenilgiyi kabul etmeyerek nerdeyse bir “darbe mekâniği”ne yönelme çabasını unutmamak gerekir.

Açıkça ırkçı ile faşist politikalar savunularak oyların artması ve bunun sonucunda büyük bir fanatik kitle oluşturuldu. ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin de kitle tabanı muhafazakârlıktan nerdeyse kitle büyük oranda aşırı-sağ (faşist) kitle ile yer değiştirmiştir. Doğaldır ki ABD gibi emperyalist bir ülkede bu değişimin ortaya çıkmasının tarihsel sonuçları mutlaka olacaktır. Bu kitle tabii ki bir anda ortaya çıkmamıştır, yavaş yavaş ve yıllar içinde oluşmuştur.

Biraz tarih dersek mesela, şöyle bir gerçek yaşandığını görürüz: Komitern’in 4. Kongresi İtalya’da faşizmin yükselmesi karşısında Almanya’da Hitler’in iktidara gelmesinden on bir yıl önce şu uyarıyı yapıyordu: “Faşizm tehlikesi bugün birçok ülkede; Çekoslovakya’da, Polonya’da, Almanya’da, Avusturya’da, Amerika’da, hatta Norveç gibi ülkelerde sinsice ilerliyor. Şu ya da bu biçimiyle faşizm, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerde bile tamamen imkânsız değil.” Sosyal demokrat partilerin kaypaklığı ve anti-Sovyetik tutumu 1924’te “sosyal faşizm” tezinin ileri sürülmesine neden oldu. Stalin bir raporda şöyle yazmıştı: “Faşizm sadece askeri bir kategori değildir. Faşizm, burjuvazinin savaş örgütüdür; sosyal demokrasinin aktif desteğine dayanmaktadır.”

Yine biraz tarih dersek şu yaşanmışlığı da anımsarız: 1995 yılında HADEP’in “Emek, Barış, Özgürlük Bloğu” olarak genel seçimlere katılması bu dönemin ilk cephe girişimi olarak tanımlanabilir. Kürt Demokratik Hareketinin, emekçi ve yoksullarının, sosyalizmle buluşması ve işçi sınıfı dinamiğiyle yollarını birleştirmesi bugüne kadar gelen önemli bir adımdır. Saygıyla. Bülent Tekin

Enter Google AdSense Code Here

Yorumlar



Yorum Yaparken Lütfen SeviyeLi YorumLar Yazınız.!