ŞAİR OLABİLMEK
28 Nisan 2026 Yazan Bülent TEKİN
Kategori Genel, Güncel Bilgiler
Bir yerlerde okuduğum bir yazıda ilginç bir belirleme vardı. Aklımda kaldığıyla anlatmak isterim: Osmanlı İmparatorluğu’nun son padişahı Vahidettin’in son çocuğu ve tek oğlu olan Ertuğrul son şehzadedir ve hatta son veliahttır. Babası Türkiye’den ayrıldığında yanına sadece Ertuğrul’u ve az sayıda saray görevlisini almıştı. Annesi bile sonradan onlara katılmıştı. AKP’nin erken seçim olarak Kasım 2027’de karar kıldığı yazılıp çiziliyor. Kasım 2027’nin AKP iktidarının 25 yılını tamamlayacağı tarih olması nedeniyle bununla büyük bir caka satılabileceği öngörülmüş olduğunu düşünüyorum. Yani diğer bir deyişle yeni bir 25 yılının başlangıcıdır 2007 Kasım’ı. Yeni bir başlangıç için 2027’nin Kasım ayının düşünülmesi tabii bir piar çalışmasıdır. Doğrusunu söylemek gerekirse Kasım 2007 bir sürpriz değildir ve siyasetçiler tarafından defalarca dile getirilmişti. Bu aralar epey makale okuyorum. Bunlardan birisinde Şair Eşref’in bir sözünden bahsediliyor. Şair Eşref sözünü esirgemeyen birisidir, söylemiş olma olasılığı fazladır diye düşünüyorum. Şair Eşref’in sözüne geleceğim ama bu aralar pek gündeme gelmeyen Kürt sorunu ile ilgili bir iki söz söylemek isterim. Evet, Barış ve Demokratik Toplum inşasına Kürtler açısından pek ulaşılmış değil. Abdullah Öcalan’ın statüsü bile belirlenmiş değil. Ya devletin tam demokratikleşme durumu şu an sözlonusu bile değil. Dem Parti CHP’ye yapılanlara karşı çıkma durumunda ve hem de Kürt sorununu çözmek için iktidar ve muhalefet ile ilişkide olmak zorundadır. Türkiye şartlarında zor bir durum ama umudumuzu kaybetmemeliyiz. Ben yine de Şair Eşref’e, okuduğum yazıya gelmek istiyorum. Okuduğum yazıya göre Osmanlı’nın son padişahı Vahidettin yeni doğan oğluna ‘Ertuğrul’ ismini verince “Eyvah…” demiş Şair Eşref, “Yine başa döndük…” demiş.
Bu espriyi AKP ve Cumhur İttifakı için düşünürsek eğer, 2007 Kasım’ı iyi de mevcut icraatlarla başa dönmek olası mı? Bu açlık, pahalılık, adaletsizlik, eşitsizlik kabul görür mü? İnsanlar böyle bir 25 yıl daha yaşamak isterler mi, bilmiyorum. Anayasaları bir kâğıttan ibaret sayıp delinebileceğini kabul edip meşruiyet olarak görmek demokratik cumhuriyetlerde ne kadar geçerlidir? Yarım özgürlükçü rejimlerde hiç bir devlette Kürt sorunu ve hatta birey özgürlüğü sorunu çözülemez. Yazımızı yine Şair Eşref’le bitirelim. Bir yerlerde okumuştum: Rivayet odur ki bir gün bir kaymakam Kıbrıs’a giderken Şair Eşref’e bir isteği olup olmadığını sorar, şair kaymakamdan o zamanlar Kıbrıs’ın eşekleri meşhur olduğundan bir eşek ister. Kaymakam Kıbrıs’tan döner, Şair Eşref’i görür, “Eşref Bey sizi görünce aklıma geldi, sipariş ettiğiniz eşeği getirmeyi unuttum” der, şair “önemli değil kaymakam bey siz geldiniz ya kafidir!” cevabını verir.
Şair Eşref bir hiciv üstadı ve sıradışı bir insandır. Şair olabilmek çok zor. Saygılarımla. Bülent Tekin

Yorumlar
Yorum Yaparken Lütfen SeviyeLi YorumLar Yazınız.!