RAKKA’DA YENİLGİ
Che Guevara’nın 11 Aralık 1964’de Birleşmiş Milletler’deki konuşmasında yaptığı “Emperyalizme asla ama asla güvenilmez!” tespiti, her geçen gün daha fazla önemini koruyor. Tarih, bugünlerde yaşananlar kadar güvenilmez ve kuralsız bir dönem geçirmedi düşüncesindeyim. Dünya çağın en acımasız ve en barbar günlerini yaşıyor.Günümüzün romantik devrimcileri ya da sosyalist bakış açısı Che’nin o dönemdeki öngörüsünün ve paradigmasının yanından bile geçmemiştir. Ne yazık ki romantizm devam ediyor. Ders alınmıyor. Erken yaşta kaybettiğimiz Che’nin bu tarihi tespiti dikkate alınsaydı, dünyada ve özellikle Ortadoğu’da farklı gelişimler olurdu. Zerkavi ile başlayıp Bağdadi ile devam eden ve sonrasında Colani ile devam eden ve daha niceleri ile devam etmesi ...
FIRAT’IN BATISI DOĞUSU
Nedense Türkiye Kürtleri sadece içte değil dışarıda da tehlike olarak kodladı. Irak Kürdistanı’nın bağımsızlık girişimini bile tehlike ve kabul edilemez saydı. Oysa bir bakın Kürt tvlerine reklamlardaki oyuncular Türk ve mallar hep Türkiye imalatı. Türkiye’den oralarda iş gören firmalarda çalışanlar da Bozkurt bıyıklı Ülkücü anlayışında tipler. İŞİD artığı HTŞ’nin ve liderinin emperyalizmin emrinde olan Suriye’de kurduğu devletin ordusu Fırat’ın batısındaki Kürt unsurlarını süpürmeye başladı. Oraları Kürtsüzleştirecek. SDG ve Kürt Özerk Yönetimi büyük bir komplonun içinde ve o komploya karşı hamle yapamadığı için yenilgi içinde. Türkiye olanları destekliyor ve hele Türk tvleri nerdeyse zil çalıp oynayacak. Hani Kürtler ve Türkler kardeşti, ...
KİTAPLARIM
Hangi açıdan bakarsanız bakın, içinde bulunduğumuz zaman ve konjonktür bir başka çıkış yolu bırakmıyor. Mecburi bir istikamete gidilmek zorunda kalınıyor. Türkiye Cumhuriyeti, Abdullah Öcalan, PKK ve hatta MHP açısından gidilecek tek bir mecburi istikamet kaldı. Tuhaftır ki ben de “Son İsyan ve Mecburi İstikamet (1970-Günümüz)” adlı bu yeni kitabımı, “Mecburiyet (1514-1970)” adlı kitabımdan sonra mecburi bir istikamet sonunda yazmak zorunda.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Delal Yayınları’ndan çıkan 472 sayfalık “Mecburiyet (1514-1970)” adlı araştırma-inceleme kitabımın çıktı. Kitapla ilgili tanıtım yazım şöyledir:Kürtlerden, Kürtlerin sorunlarından veya başka etnik grupların sorunları yoktur, düşüncesi geçersizdir. Böyle bir durum yok, sorunlar mutlaka kendisini çok farklı biçimlerde gösterir. Bu kitap bu minvalde, Kürt sorunu çalışması olduğu kadar aynı zamanda bir Türk uzak ve özellikle yakın.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Bu bir masal kitabıdır. Kahramanları da hayvanlardır. Zaman zaman fabl ustalarına da uğranılmış ve selam verilmiştir. Hayvanların milliyeti yazılmamıştır. Masaldaki hayvanlar Türk ya da Kürt hayvanları değildir. Çünkü yazılmış olsaydı Türk hayvanları aleyhinde hiçbir şey yazılamazdı. Madara olan hayvanlar olsa olsa Kürt hayvanlar olurdu. Masallarda geçen olayların üstünde yaşadığımız topraklarda olanlarla benzerliği var mıdır? İktidar olmak, tek.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Karanlık kapkaranlık yıllar yaşadık, yaşıyoruz. Kötü bir süreçtir bu. Hukukun, adaletin, insan haklarının askıya alındığı, adeta yok sayıldığı bir dönem yaşadık, yaşıyoruz. Konuşmanın yasak olduğu yıllardır bu. Söz’ün yasaklandığı, korkunun hakim olduğu yıllarda yazmanın, söylemenin cesaret istediği bir korku ikliminden bahsediyorum. Bu korku ikliminde bir aydının, bir entelektüelin yazması, konuşması gerektiğine inanan biri.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Diger KitaplarımMİZAH KÖŞESİ
Bir Padişah bir gün çok güzel ve süslü bir at’ı getirmiş ve etrafındakilere sormuş. “Bu hayvanın ne olduğunu bileniniz olursa, ona mal mülk vereceğim!Altına boğacağım!..”Etrafındakilerin salyasının aktığını gören Padişah biraz duraksadıktan sonra devam etmiş. “Ancak bilmeyenlerin kafasını kestireceğim!” Bu kolay soruyu hemen yanıtlayıp zengin olmak isteyen bir kişi hemen öne.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
ASKERSİZ KOMUTAN(?) Bugün biraz mizah yapalım. Size olmuş (yaşanmış) bir Kürt hikâyesi anlatayım. Olay 12 Eylül öncesinde yaşandı: Bir Türkiye Genel Seçiminde. Eski AP (Adalet Partisi) milletvekili Mahmut Kepoğlu seçim döneminde yine (Diyarbakır’dan) milletvekili adayıydı. Parti binasının dışında Silvan’da (Diyarbakır’ın bir ilçesidir) bir lokanta ve kahvehane kiralamıştı. Seçmenleri ve partililer bedava yemek yiyor ve çay içiyorlardı..... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
HELÎS KURUDU! Yeni Türk Lirası’nı(YTL) kullanmaya başladığımız günlerde, para ve hediye alışverişi yapan büyüklerimizin(!), tongaya düşmemeleri için paranın reel değerini bilmeleri gerekiyordu. O zamanlar aklıma bir öykü gelmişti. (Benden söylemesi. Annem hâlâ eski parayı kullanıyor…) Kıbrıs için bu para meselesi ne kadar geçerli olur bilmiyorum ama o günlerde ben bunun Türkiye’dekiler için dikkate alınabilir olduğunu düşünüyordu..... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
AVUKAT Sonuçlanmak üzere davası olan bir adam vardı. Yargılama süreci hep olumsuz gitmişti. Davanın adamın aleyhine sonuçlanacağı hemen hemen kesin gibiydi. “ Davayı kaybedersem mahvolurum,” dedi adam arkadaşlarına üzgünce. “Dava neredeyse karara kaldı. Kaybedersem bitirirler beni, yok olurum…” “Gel sana bir avukat bulalım. Eski avukatını da azlet!” dedi arkadaşlarından biri. “Her davayı kazanan ünlü bir avukat tanıyorum.” “.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Diger MizahlarVİDEOLARIM
Diger VideolarımYAZILARIM
Diger YazılarımGÜNCEL BİLGİLER
Che Guevara’nın 11 Aralık 1964’de Birleşmiş Milletler’deki konuşmasında yaptığı “Emperyalizme asla ama asla güvenilmez!” tespiti, her geçen gün daha fazla önemini koruyor. Tarih, bugünlerde yaşananlar kadar güvenilmez ve kuralsız bir dönem geçirmedi düşüncesindeyim. Dünya çağın en acımasız ve en barbar günlerini yaşıyor.Günümüzün romantik devrimcileri ya da sosyalist bakış açısı Che’nin o dönemdeki öngörüsünün ve paradigmasının.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Nedense Türkiye Kürtleri sadece içte değil dışarıda da tehlike olarak kodladı. Irak Kürdistanı’nın bağımsızlık girişimini bile tehlike ve kabul edilemez saydı. Oysa bir bakın Kürt tvlerine reklamlardaki oyuncular Türk ve mallar hep Türkiye imalatı. Türkiye’den oralarda iş gören firmalarda çalışanlar da Bozkurt bıyıklı Ülkücü anlayışında tipler. İŞİD artığı HTŞ’nin ve liderinin emperyalizmin emrinde olan Suriye’de kurduğu devletin.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Televizyonda İzol ve Barzani ailelerinin bir düğün sahnesini izledim. Eğer o görüntüler doğru ise(!) böyle bir manzaranın bu şartlarda ve bu topraklarda böylesine göstere göstere olmasının tepki yaratmaması beni çok şaşırttı. Bu yoksulluk ve çaresizlik içinde yaşayan çoğunluk insanımızın bulunduğu durum gözönüne alınınca bu şatafatın bu kilolarca altın ve paranın takılması sanırım toplumu tanıyor olmalarından kaynaklanıyor olabilir..... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Türkiye’nin en temel sorunu olan Kürt sorununu siyasi partilerce daha çok adeta bir terör sorunu olarak ele alınıyor. Böylesi bir hatalı bakış, sığlık, Kürt sorununu iktidarda kalmak ya da iktidara gelmek gibi bir dar alanda bırakıyor. Bu konuyu biraz daha açmakta yarar var: AKP bu yeni sürece iktidarını koruma amacıyla katılıyor ve süreç bitiminde Kürt halkının örgütlü yapısını dağıtmak ya da en azından bölüp zayıflatmak amacındadır. Bu bir siyasi.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Kürt sorunun çözümünde CHP’nin gerçekten sorumluluğu vardır. Ulusal Kurtuluş Savaşında Türklerle Kürtlerin birlikte savaşımı vardır. Koçgiri, Şeyh Said, 3 defa Ağrı direnişi, Dersim tertelesinde CHP’nin devlet olduğu unutulamaz. Ve en son PKK isyanıyla ortaya çıkan son durum, barış ve yeni çözüm süreci halklar için feda edilemez bir fırsattır. Dem Parti geleneğinde defalarca milletvekilliği ve eşbaşkanlık yapanların “Anamuhalefet partisi Dem.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Diger Bilgiler