VİCTOR HUGO VE NATO
Bir sosyalist tabii ki her türlü savaş ittifaklarını reddeder. Ülkemizdeki son Nato zirvesi için sadece Nato’ya karşıyım demek için, ya da Nato’nun tarihini yazmak içimden gelmiyor. Ortada Sosyalist Sistem yok. SSCB ve Varşova Paktı yok. Tek taraflı bir dünya ve tek büyük bir güç var. O da her istediğini yapıyor zaten. Ben başka bir açıdan bakmaya çalışacağım. Notre Dame’ın Kamburu, Victor Hugo’nun 1831 yılında yayınlanan ve Fransa’da krallık döneminin karanlık günlerinden kesitler sunan romanıdır.1482 yılında, XI. Louis’nin hükümdarlığı döneminde Paris’te geçen roman, Notre-Dame Katedrali çevresinde hayatları kesişen birkaç karakteri konu alıyor. Genç bir Roman dansçı olan Esmeralda, birçok erkeğin dikkatini çekiyor: Kaptan Phoebus de ...
RONALDO
Asla dinsel bir konuya ayrıntılı olarak girmek istemem. Çünkü bu konuların daha çok dini bilgileri ve uygulamaları olanlar tarafından daha çok bilinmesidir. Beni Ronaldo için bir yazı yazmama iten neden internette okuduğum bir makaledir. Makalede, devam etmekte olan FIFA 2026 Dünya Kupası’nda geçen bir olayın (hatta bir an’ın) sosyal medyada çok konuşulması oldu. Benim sosyal medya hesaplarım olmadığı için sadece internette gezinirken bulduğum haberleri okumakla yetinebiliyorum. Portekiz, Hırvatistan’ı 2-1 yendiği o maçta galibiyeti getiren penaltıyı kullanmadan hemen önce Cristiano Ronaldo’nun “Bismillah!” dediği iddia edilmiş. Maçı dikkatle izleyenler Ronaldo’nun bir konsantrasyonla dudaklarını sadece birkaç kez oynattığını şeklindedir. Tuhaftır ki maçı anlatan bir ...
KİTAPLARIM
Hangi açıdan bakarsanız bakın, içinde bulunduğumuz zaman ve konjonktür bir başka çıkış yolu bırakmıyor. Mecburi bir istikamete gidilmek zorunda kalınıyor. Türkiye Cumhuriyeti, Abdullah Öcalan, PKK ve hatta MHP açısından gidilecek tek bir mecburi istikamet kaldı. Tuhaftır ki ben de “Son İsyan ve Mecburi İstikamet (1970-Günümüz)” adlı bu yeni kitabımı, “Mecburiyet (1514-1970)” adlı kitabımdan sonra mecburi bir istikamet sonunda yazmak zorunda.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Delal Yayınları’ndan çıkan 472 sayfalık “Mecburiyet (1514-1970)” adlı araştırma-inceleme kitabımın çıktı. Kitapla ilgili tanıtım yazım şöyledir:Kürtlerden, Kürtlerin sorunlarından veya başka etnik grupların sorunları yoktur, düşüncesi geçersizdir. Böyle bir durum yok, sorunlar mutlaka kendisini çok farklı biçimlerde gösterir. Bu kitap bu minvalde, Kürt sorunu çalışması olduğu kadar aynı zamanda bir Türk uzak ve özellikle yakın.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Bu bir masal kitabıdır. Kahramanları da hayvanlardır. Zaman zaman fabl ustalarına da uğranılmış ve selam verilmiştir. Hayvanların milliyeti yazılmamıştır. Masaldaki hayvanlar Türk ya da Kürt hayvanları değildir. Çünkü yazılmış olsaydı Türk hayvanları aleyhinde hiçbir şey yazılamazdı. Madara olan hayvanlar olsa olsa Kürt hayvanlar olurdu. Masallarda geçen olayların üstünde yaşadığımız topraklarda olanlarla benzerliği var mıdır? İktidar olmak, tek.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Karanlık kapkaranlık yıllar yaşadık, yaşıyoruz. Kötü bir süreçtir bu. Hukukun, adaletin, insan haklarının askıya alındığı, adeta yok sayıldığı bir dönem yaşadık, yaşıyoruz. Konuşmanın yasak olduğu yıllardır bu. Söz’ün yasaklandığı, korkunun hakim olduğu yıllarda yazmanın, söylemenin cesaret istediği bir korku ikliminden bahsediyorum. Bu korku ikliminde bir aydının, bir entelektüelin yazması, konuşması gerektiğine inanan biri.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Diger KitaplarımMİZAH KÖŞESİ
Bir Padişah bir gün çok güzel ve süslü bir at’ı getirmiş ve etrafındakilere sormuş. “Bu hayvanın ne olduğunu bileniniz olursa, ona mal mülk vereceğim!Altına boğacağım!..”Etrafındakilerin salyasının aktığını gören Padişah biraz duraksadıktan sonra devam etmiş. “Ancak bilmeyenlerin kafasını kestireceğim!” Bu kolay soruyu hemen yanıtlayıp zengin olmak isteyen bir kişi hemen öne.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
ASKERSİZ KOMUTAN(?) Bugün biraz mizah yapalım. Size olmuş (yaşanmış) bir Kürt hikâyesi anlatayım. Olay 12 Eylül öncesinde yaşandı: Bir Türkiye Genel Seçiminde. Eski AP (Adalet Partisi) milletvekili Mahmut Kepoğlu seçim döneminde yine (Diyarbakır’dan) milletvekili adayıydı. Parti binasının dışında Silvan’da (Diyarbakır’ın bir ilçesidir) bir lokanta ve kahvehane kiralamıştı. Seçmenleri ve partililer bedava yemek yiyor ve çay içiyorlardı..... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
HELÎS KURUDU! Yeni Türk Lirası’nı(YTL) kullanmaya başladığımız günlerde, para ve hediye alışverişi yapan büyüklerimizin(!), tongaya düşmemeleri için paranın reel değerini bilmeleri gerekiyordu. O zamanlar aklıma bir öykü gelmişti. (Benden söylemesi. Annem hâlâ eski parayı kullanıyor…) Kıbrıs için bu para meselesi ne kadar geçerli olur bilmiyorum ama o günlerde ben bunun Türkiye’dekiler için dikkate alınabilir olduğunu düşünüyordum. Çok ta.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
AVUKAT Sonuçlanmak üzere davası olan bir adam vardı. Yargılama süreci hep olumsuz gitmişti. Davanın adamın aleyhine sonuçlanacağı hemen hemen kesin gibiydi. “ Davayı kaybedersem mahvolurum,” dedi adam arkadaşlarına üzgünce. “Dava neredeyse karara kaldı. Kaybedersem bitirirler beni, yok olurum…” “Gel sana bir avukat bulalım. Eski avukatını da azlet!” dedi arkadaşlarından biri. “Her davayı kazanan ünlü bir avukat tanıyorum.” “.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Diger MizahlarVİDEOLARIM
Diger VideolarımYAZILARIM
Diger YazılarımGÜNCEL BİLGİLER
Bir sosyalist tabii ki her türlü savaş ittifaklarını reddeder. Ülkemizdeki son Nato zirvesi için sadece Nato’ya karşıyım demek için, ya da Nato’nun tarihini yazmak içimden gelmiyor. Ortada Sosyalist Sistem yok. SSCB ve Varşova Paktı yok. Tek taraflı bir dünya ve tek büyük bir güç var. O da her istediğini yapıyor zaten. Ben başka bir açıdan bakmaya çalışacağım. Notre Dame’ın Kamburu, Victor Hugo’nun 1831 yılında yayınlanan ve Fransa’da.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Asla dinsel bir konuya ayrıntılı olarak girmek istemem. Çünkü bu konuların daha çok dini bilgileri ve uygulamaları olanlar tarafından daha çok bilinmesidir. Beni Ronaldo için bir yazı yazmama iten neden internette okuduğum bir makaledir. Makalede, devam etmekte olan FIFA 2026 Dünya Kupası’nda geçen bir olayın (hatta bir an’ın) sosyal medyada çok konuşulması oldu. Benim sosyal medya hesaplarım olmadığı için sadece internette gezinirken bulduğum haberleri.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Abbas Sayar’ın “Yılkı Atı” romanı özgürlükler, fedakârlık, nankörlük, mücadele, emek adına verilen zor yaşantı karşısında bende bir hatırlatma yaptı. Romanının ana fikri, çıkara dayalı insan ilişkilerinin ve vefasızlığın acımasızlığıdır. Eser; yaşlandığı için işe yaramaz görülüp doğaya terk edilen bir atın hayatta kalma mücadelesi üzerinden, insanın doğaya ve vefaya olan yabancılaşmasını.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
AZINLIK RAPORU Minority Report , Steven Spielberg tarafından yönetilen tarafından yazılan 2002 yapımı bir Amerikan filmidir. Filmde polis “önsezi sahibi” olarak adlandırılan üç medyumun sağladığı ön bilgi sayesinde potansiyel suçluları yakalamaktadır. Azınlık Raporu (Minority Report), gelecekte cinayetleri işlenmeden önce özel kâhinler aracılığıyla tahmin edip önleyen “PreCrime (Ön Suç)” adlı bir polis departmanının, kendi şefleri.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
İnternette dolaşırken Bianet’te 25 Ekim 2025’te Nural Sümbültepe’nin anlattığı bir film dikkatimi çekti. Gözden epeyce kaçırmışım, geç fark ettim. Filmin adı ‘Gazelle’, yani ‘Ceylan’. Film, New York’ta bir camide başlar ve burada, imam cemaate halk edebiyatında bilinen ceylanın kıssasını anlatır. Anlatının filmde akışı şöyledir: “Hamile bir ceylan doğum yapmak üzeredir hani, alt metinde onun hikâyesi akıyor. Ceylan bir nehir.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Diger Bilgiler