AŞK VE TRAJEDİ
Kemal Kılıçdaroğlu, iki buçuk yıldan sonra genel merkez binasının 12’inci katındaki makamına çıktı. Destekleyicileri “Liyakat ve adalet”, “Şimdi arınma zamanı” afişleri astı. 77 yaşında bir adam ilk gün gibi muzaffer bir edayla gülümsüyordu. İnsanlar üzgün, Türkiye tedirgin ama bir grup insanın umurunda değil olanlar. Birkaç yüz metre ötede ise, seçilmiş genel başkan Özgür Özel onbinlerle bayramlaşıyordu. 77 yaşında bir insan, bile isteye bu kadar kötümser bir tabloya kendini neden koyar? Bugün bu ülkede adeta en çok nefret edilen insan anketleri dahi yapılıyor, neden yapılıyor? Bu soru neden soruluyor? 13 yıl CHP’yi yönetme sürecinde 12 seçim kaybettikten sonra, kendi delegelerince başkanlıktan ...
KOÇOKRASİ
Bu devletin baştan beri ilkel bir burjuva demokrasisi vardı, hiçbir zaman tam demokratik bir cumhuriyete dönüşemedi. Çok yakında Koç Ailesinin sanırım bir kutlaması oldu. Tüm devlet erkanı orada saf tuttu. Hatta MHP Genel Başkanı dışarıda karşılandı. Bir düşünelim bir: Bir yoksul aile ya da sıradan bir vatandaş böyle onurlandırılır mı? Devletin tüm üst düzeyi, siyasi partileri sıraya dizilir mi? Yani soruyorum, ben, sen, biz, siz bu ülkede Koç ailesi ferdi ile eşit miyiz? Devleti yönetenler karşısında eşit miyiz? Eğer bu sorunun yanıtı hayır ise, sadece bu işaret bile bu topraklardaki rejimin demokrasi olmadığına işarettir. Bir Koç büyüğünün Kürt kadını ile ...
KİTAPLARIM
Hangi açıdan bakarsanız bakın, içinde bulunduğumuz zaman ve konjonktür bir başka çıkış yolu bırakmıyor. Mecburi bir istikamete gidilmek zorunda kalınıyor. Türkiye Cumhuriyeti, Abdullah Öcalan, PKK ve hatta MHP açısından gidilecek tek bir mecburi istikamet kaldı. Tuhaftır ki ben de “Son İsyan ve Mecburi İstikamet (1970-Günümüz)” adlı bu yeni kitabımı, “Mecburiyet (1514-1970)” adlı kitabımdan sonra mecburi bir istikamet sonunda yazmak zorunda.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Delal Yayınları’ndan çıkan 472 sayfalık “Mecburiyet (1514-1970)” adlı araştırma-inceleme kitabımın çıktı. Kitapla ilgili tanıtım yazım şöyledir:Kürtlerden, Kürtlerin sorunlarından veya başka etnik grupların sorunları yoktur, düşüncesi geçersizdir. Böyle bir durum yok, sorunlar mutlaka kendisini çok farklı biçimlerde gösterir. Bu kitap bu minvalde, Kürt sorunu çalışması olduğu kadar aynı zamanda bir Türk uzak ve özellikle yakın.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Bu bir masal kitabıdır. Kahramanları da hayvanlardır. Zaman zaman fabl ustalarına da uğranılmış ve selam verilmiştir. Hayvanların milliyeti yazılmamıştır. Masaldaki hayvanlar Türk ya da Kürt hayvanları değildir. Çünkü yazılmış olsaydı Türk hayvanları aleyhinde hiçbir şey yazılamazdı. Madara olan hayvanlar olsa olsa Kürt hayvanlar olurdu. Masallarda geçen olayların üstünde yaşadığımız topraklarda olanlarla benzerliği var mıdır? İktidar olmak, tek.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Karanlık kapkaranlık yıllar yaşadık, yaşıyoruz. Kötü bir süreçtir bu. Hukukun, adaletin, insan haklarının askıya alındığı, adeta yok sayıldığı bir dönem yaşadık, yaşıyoruz. Konuşmanın yasak olduğu yıllardır bu. Söz’ün yasaklandığı, korkunun hakim olduğu yıllarda yazmanın, söylemenin cesaret istediği bir korku ikliminden bahsediyorum. Bu korku ikliminde bir aydının, bir entelektüelin yazması, konuşması gerektiğine inanan biri.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Diger KitaplarımMİZAH KÖŞESİ
Bir Padişah bir gün çok güzel ve süslü bir at’ı getirmiş ve etrafındakilere sormuş. “Bu hayvanın ne olduğunu bileniniz olursa, ona mal mülk vereceğim!Altına boğacağım!..”Etrafındakilerin salyasının aktığını gören Padişah biraz duraksadıktan sonra devam etmiş. “Ancak bilmeyenlerin kafasını kestireceğim!” Bu kolay soruyu hemen yanıtlayıp zengin olmak isteyen bir kişi hemen öne.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
ASKERSİZ KOMUTAN(?) Bugün biraz mizah yapalım. Size olmuş (yaşanmış) bir Kürt hikâyesi anlatayım. Olay 12 Eylül öncesinde yaşandı: Bir Türkiye Genel Seçiminde. Eski AP (Adalet Partisi) milletvekili Mahmut Kepoğlu seçim döneminde yine (Diyarbakır’dan) milletvekili adayıydı. Parti binasının dışında Silvan’da (Diyarbakır’ın bir ilçesidir) bir lokanta ve kahvehane kiralamıştı. Seçmenleri ve partililer bedava yemek yiyor ve çay içiyorlardı..... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
HELÎS KURUDU! Yeni Türk Lirası’nı(YTL) kullanmaya başladığımız günlerde, para ve hediye alışverişi yapan büyüklerimizin(!), tongaya düşmemeleri için paranın reel değerini bilmeleri gerekiyordu. O zamanlar aklıma bir öykü gelmişti. (Benden söylemesi. Annem hâlâ eski parayı kullanıyor…) Kıbrıs için bu para meselesi ne kadar geçerli olur bilmiyorum ama o günlerde ben bunun Türkiye’dekiler için dikkate alınabilir olduğunu düşünüyordum. Çok ta.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
AVUKAT Sonuçlanmak üzere davası olan bir adam vardı. Yargılama süreci hep olumsuz gitmişti. Davanın adamın aleyhine sonuçlanacağı hemen hemen kesin gibiydi. “ Davayı kaybedersem mahvolurum,” dedi adam arkadaşlarına üzgünce. “Dava neredeyse karara kaldı. Kaybedersem bitirirler beni, yok olurum…” “Gel sana bir avukat bulalım. Eski avukatını da azlet!” dedi arkadaşlarından biri. “Her davayı kazanan ünlü bir avukat tanıyorum.” “.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Diger MizahlarVİDEOLARIM
Diger VideolarımYAZILARIM
Diger YazılarımGÜNCEL BİLGİLER
Kemal Kılıçdaroğlu, iki buçuk yıldan sonra genel merkez binasının 12’inci katındaki makamına çıktı. Destekleyicileri “Liyakat ve adalet”, “Şimdi arınma zamanı” afişleri astı. 77 yaşında bir adam ilk gün gibi muzaffer bir edayla gülümsüyordu. İnsanlar üzgün, Türkiye tedirgin ama bir grup insanın umurunda değil olanlar. Birkaç yüz metre ötede ise, seçilmiş genel başkan Özgür Özel onbinlerle bayramlaşıyordu. 77 yaşında bir insan, bile isteye.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Bu devletin baştan beri ilkel bir burjuva demokrasisi vardı, hiçbir zaman tam demokratik bir cumhuriyete dönüşemedi. Çok yakında Koç Ailesinin sanırım bir kutlaması oldu. Tüm devlet erkanı orada saf tuttu. Hatta MHP Genel Başkanı dışarıda karşılandı. Bir düşünelim bir: Bir yoksul aile ya da sıradan bir vatandaş böyle onurlandırılır mı? Devletin tüm üst düzeyi, siyasi partileri sıraya dizilir mi? Yani soruyorum, ben, sen, biz, siz bu ülkede Koç ailesi.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Devlet Aklı kavramının tarihselliğine gidildiği zaman epey bir bilgi çıkar ama bu kavramdan çok nasıl bir şey olacağını anlatacak Makyavelli’ye (Machiavelli) gelmek gerekir diye düşünüyorum. Şüphesiz Machiavelli, belki “devlet aklı” kavramını sistemleştirmez ama ona muazzam bir ilham kaynağı olur.Machiavelli’nin yolu ve amacı şudur: Siyaseti ahlaktan özerkleştirmek. Ortaçağ siyasetinde, yönetim ahlaki bir aktivitedir. Hükümdar, Tanrı’nın.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Rubicon (Robikon) İtalya’nın kuzeyinde 29 kilometre uzunluğunda bir nehirdir. Nehir Apenin Dağlarından doğar Adriyatik Denizine dökülür. “Rubicon’u geçmek” deyimi, geri dönüşü olmayan noktadan ileri gitmek anlamında kullanılır ve Jül Sezar’ın MÖ 49 yılında Lejyonu ile nehri geçmesine atıfta bulunur. Nehir, Roma Cumhuriyeti döneminde generallerin ordularıyla geçmesinin yasak olduğu sınır çizgisi olması nedeniyle.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Burjuva siyasetinde dahi “Bu kadarı olmaz! Bu kadarını da yapmazlar!” beklentisi epeyce yüksekti. Ama bir AKP’li eski milletvekili geçen hafta, “Karar verildi, tam UYAP’a yüklenecekti, son anda ileri bir tarihe ertelendi.” dedi. Ama dün mutlak butlan yüklendi. Adeta bir cehennem kapısı aralandı, Cumhur İttifakı hariç herkeste bir şok hali. Oysa bu toprakları adalet ve demokrasinin çoktan terk etmiş olduğunu düşünüyorum ama yanılmayı çok.... Devamını Oku | Şimdi paylaşın!
Diger Bilgiler