YEREL YÖNETİMLER ÜZERİNE

04 Ekim 2018 Yazan  
Kategori Genel, Güncel Bilgiler

 

 

Sosyal medyada Selahattin Demirtaş’ın eşinin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterileceği paylaşımları ve haberleri yer alıyor. Dilerim bu haberler ve yazılanlar ilgililerce yalanlanır. Belediye başkanlığı adı üzerinde yerel bir yönetimdir, bilgi ve ideal ister. Şehir planını yapmak, modern bir şehir yaratmak öyle kolay değil. Eğitim ister, deneyim ister. Her kafanıza geleni belediye başkanı yapamazsınız. Bunu dayatırsanız şehre yazık eder, sadece siyasi davranmış olursunuz. Halkın rahatlığı ve kolaylığını sunmazsınız. Ekolojik, modernite karşıtı bir yaşanılır kent inşa edemezsiniz. Aslında hanedanlık anlayışına sahip olmamanız gerekiyor. Abdullah Öcalan’ın yeğeni, Kemal Pir’in yeğeni, yetmedi yok Demirtaş’ın bir yakını milletvekili olsun, belediye başkanı olsun anlayışına son verilsin artık. Bu tür uygulamaların demokrasi ile uzaktan ilişkisi yoktur. Bu tip uygulamalar olsa olsa totaliter, otoriter ve hatta diktatörlüklerde vardır. Yakın akraba, tanıdık ve yandaşlardan oluşan bir siyaset anlayışının asla demokratik olmadığını söylüyorum. Halkı belli kişilere mahkûm etmek, onlara oy vermeye dayatmak eşitlik ve özgürlük anlayışı ile de bağdaşmaz. Bu bir bakıma insan iradesine zorla el koymaktır. Ve boşu boşuna geçecek yıllara halkı zorla razı etmektir. Bu anlayış bir avuç “kurnaz adam”ı ihya etmekten başka bir şeye yaramaz. (Kullandığım ‘adam’ kelimesini hem erkek ve hem de kadın anlamındadır.) Bırakın artık şehirlere karşılıksız hizmet edecek, güzel, dürüst, eğitimli, bilgili insanlar hizmet etsin. Benim bu görüşlerim salt HDP için değil tüm siyasi partiler için geçerlidir. Bu görüşlerim hiçbir şahsı hedef almamaktadır ancak yaşanılan gerçeği vurgulamaktadır. Belediye başkanlıklarının liyakat ve politik ahlak argümanları açısından seçilme durumu olmalıdır. Şehirle 24 saat yatıp kalkan, şehrini en temiz ve mutlu bir yer yapmak için uğraş veren, idealist ve şehircilik konusunda eğitimli olanların belediye başkanı olması gerektiği düşüncesindeyim. Kürtleri ‘ceketi aday göstersem kazanır’ misali zanneden ve onları oy hamalı yapan zihniyetin bir gün mutlaka deşifre olacağını ve halktan gerekli vetoyu yiyeceğine inanıyorum. Bugün olmazsa yarın ama mutlaka! Bu benim kanaatimdir. Saygılarımla. Bülent Tekin

Yorumlar



Yorum Yaparken Lütfen SeviyeLi YorumLar Yazınız.!